
Doğu Türkiye’de bulunan, tekne şeklinde bir jeolojik oluşum yeniden manşetlere taşınıyor. Bu oluşum, Ağrı Dağı’nın yaklaşık 18 mil güneyinde yer alan ve 157 metre uzunluğundaki bir tepe olan Durupınar Oluşumu olarak adlandırılmaktadır. Kaliforniya merkezli “Noah’s Ark Scans” (Nuh’un Gemisi Taramaları) grubundan araştırmacılar; Durupınar Oluşumu üzerinde yapılan yer radarı taramalarının, iç koridorlar, köşeli yeraltı yapıları ve —kendi ifadelerine göre— içinden yürünebilecek genişlikte merkezi bir tünel gibi görünen unsurları gün yüzüne çıkardığını iddia ediyorlar. Bazı arkeologlar, bu oluşumun yaşının; Nuh’un Gemisi ve (yaklaşık 4350 yıl önce gerçekleşen) Büyük Tufan ile tutarlılık gösterdiğini öne sürmektedir. Bir vadi konumunun, Yaratılış Kitabı’ndaki anlatıyla örtüşmesi mümkün müdür? Peki ya Peleg döneminde yeryüzünün bölünmesi hadisesi ne olacak? Bazı Protestanlar için, bu düşüncenin kendisi bile; pek çok insanın Hristiyanlığa geçmesine vesile olacağı yönünde, içlerinde tanıdık bir umut akımı uyandırmaktadır. Ancak durum gerçekten de böyle midir? Bu işin herhangi bir riski var mıdır? İsa, son günlerin tıpkı Nuh’un günlerine benzeyeceği konusunda bir uyarıda bulunmuş muydu? Eğer öyleyse, İsa tam olarak neyin gerçekleşeceği konusunda uyarmıştı? Nuh’un Gemisi’nin gerçekten de bulunduğuna hükmetmenin beraberinde getirdiği iki risk nedir? Bu durum; Kutsal Kitap’ın yükselişine karşı uyardığı o ekümenik dinler arası gücün ortaya çıkışı adına, bir tür dönüm noktası teşkil edebilir mi? Steve Dupuie ve Dr. Thiel, bu konuları ele alıyorlar.
Konuyla ilgili, İngilizce kaleme alınmış bir makaleye buradan ulaşabilirsiniz: Evidence for and against the view that Noah’s Ark is at the Durupinar site in Turkey – Church of God News
